Zum Hauptinhalt springen
  • Cicegin suya Aski

Manevi Hikayeler | Kaderimsin.com

Manevi Hikayeler | Kaderimsin.com 

Dini ve manevi hikayeler; sabır, dua, iyilik, merhamet ve güzel ahlak gibi hayatın temel değerlerini anlatan özel öykülerdir. Bu kategoride yer alan hikayeler, okuyucuyu hem düşündürür hem de kalbine dokunan mesajlar verir. Kısa ama anlamlı anlatımlar sayesinde günlük hayatın yoğunluğunda manevi bir mola verebilirsiniz.

Manevi hikayeler çoğu zaman ibretlik olaylar üzerinden ilerler. Bir hata, bir sabır anı ya da küçük bir iyilik; büyük dersler içerebilir. Bu nedenle dini hikayeler sadece okunup geçilecek metinler değil, aynı zamanda hayatımıza yön verebilecek mesajlar barındırır.

Dini Hikayeler Neden Okunur?

  • Sabır ve tevekkül bilincini güçlendirir
  • Güzel ahlakı hatırlatır
  • İbret alınacak olaylar sunar
  • Kısa sürede etkileyici bir ders verir
  • Manevi huzur kazandırır

Bu kategoride yer alan dini ve manevi hikayeler; hem gençler hem de yetişkinler için uygundur. Kimi hikayeler kısa bir dua ile son bulur, kimi hikayeler ise sabrın ve inancın insan hayatındaki önemini anlatır. Her biri, insanın iç dünyasına dokunan mesajlar taşır.

Aşağıda yer alan hikayeler arasından dilediğinizi seçerek okumaya başlayabilir ve manevi bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Dini & Manevi Hikayeler

Sabır, dua, ibret ve manevi mesajlar içeren hikayeler bu kategoride yer alır.

Hikayeler

Diğer kategoriler

Hikaye ve Siirlerin yer aldigi Beyaz sayfalar

Hikaye ve Siirlerin yer aldigi Beyaz sayfalar Bugün Sonbahar mevsimine girdik. Dünyaca ünlü arama motoru Google, her özel günde olduğu gibi Sonbahar'ın gelişini de doodle ile kullanıcılara sundu. Sararan yaprakları ekrandan dökerek mevsimi en güzel şekilde ifade etti. Sonbahar mevsiminin gelmesiyle mutlu olan vatandaşlar ise Sonbahar sözleri için arayışa geçti. Kısa, resimli, anlamlı Sonbahar sözleri ve mesajlarını haberimize ekledik. İşte birbirinden güzel Sonbahar sözleri...

Hayata Dair Yaşanmış ve Anonim Hikayeler..

Bir Şey Ancak Değerini Bilenin Yanında Kıymetlidir

Bir Şey Ancak Değerini Bilenin Yanında Kıymetlidir

Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını

imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip:

”Oğlum” der ”Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini

sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece

fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.”

Çırak, elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve ”Şunu alır mısınız?”

diye sorar.

Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir;

sonra: ”Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der.

Çırak teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa

benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur.

Cicegin Suya Aski

Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için. Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "Sırf senin hatırın için ey su" diye. Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı bir şey ler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.


Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba "Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar. Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz. Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler. Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der. Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der ve gün gelir çiçek yataklara düşer.


Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine... Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben, gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye.

Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden bir şey gelmez." Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.


Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece "Seni seviyorum" demek yetmemektedir!

Yukari Cik